20 Ekim 2017 Cuma

NEREDEN NEREYE? HAYAT HİKAYEM...

Bu benim öznel deneyimim. Herkes farklı. Bunu dikkate alarak okumanızı rica ediyorum.

Anne sütü emmeyen bir bebek olarak hayata başlayınca bağışıklık sistemim o kadar da güçlü değildi. Sonrasında ise sürekli inek sütü, şeker, çikolata, muhallebi ile beslenen bir çocukluk geçirmeye başladım. Bu sevgi göstergesi olarak alınsa da ( çocuğa istedikleri veriliyor anlamında ) zararları çok fazlaydı. Normal yemek yemiyordum, canım istemiyordu ve ısrarla şeker, çikolata tarzı abur cubur yemeye devam ediyordum.

3 yaşından itibaren sık sık grip olmaya başladım fakat bu bildiğiniz griplere benzemiyordu, yılın 9 ayı hastaydım. Sürekli antibiyotik, ilaç tedavileri, öksürük şurupları, iğneler ile hayatım geçiyordu ( o zaman ki iğneleri hatırlayanlar bilir, demirden kocaman enjektörler ve kaynatılarak tekrar tekrar kullanılan iğneler ) :) Kıçımın üstüne otururken zorlanırdım, her yerim delik deşikti. 5 yaş civarında ortakulak iltihabım öyle bir seviyeye varmıştı ki artık kulak ağrısından uyuyamadığım gibi, sol kulağımın işitme düzeyi %20'ye inmişti. Doktorlar ameliyat demiş, annem korkup belki sağır kalırım diye yaptırmamış, çok şükür ki yaptırmamış sonra düzeldi. 6 yaş civarında ise bademciklerim artık iltihabı bitmeyen bir hale gelmişti, çoktan faranjit olduğumu ve okulda sürekli kıh kıh diye öksürdüğüm için hocaların gıcık olup, "Oğlum niye sürekli öksürüyorsun senin öksürük sesin yüzünden benim sesim duyulmuyor" dediğini söylemiş miydim? :) bademcikler rayından iyice çıkınca 6 yaşında kendilerine veda ettim, o zamanlar zaten modaydı bademcikler hemen alınırdı. 79 - 80 kuşağı bu furyadan çok çekti :)

Her sene rutin griplerim devam ede ede 14 yaşına kadar geldim, o civarlarda Kombucha diye bir mantar çeşidiyle karşılaştım ve onun fermente edilmiş suyunu içtiğim o sene, hayatımda ilk defa herkes hastayken ben hastalanmadım... sonra doktorlar, Kombucha kanser yapıyor diye herkesi korkutup o güzelim mantarcığımızı atmamıza sebep oldular. Fakat o zamandan itibaren artık griplerim 2-3 haftada geçebilir seviyeye inmişti ( eh 9 ay hasta olmaktan iyidir ) :)

1997 yılında 18 yaşımdayken Kişisel Gelişim ( NLP, EFT ve tonlarca türevi ), bilinçaltı terapileri ( Hipnoz, regresyon vb.), somatik terapiler ( Trauma Release vb. ) , nefes terapileri, enerji teknikleri vs. ile karşılaşıp tamamen o alana yönelerek 2000 yılından itibaren fiili olarak seanslar ve eğitimler vererek geçen 12 senelik sürecin ardından ( detaylı bilgi için http://bedenzihinruh.com/ben-kimim/ )  kendimi yorgun, bitik halde hissetmeye başlamıştım. O kadar sene boyunca sağlığımda dramatik değişimler olmadığı gibi geçen seneler içinde tam tersi etkiyle iyice güçten düşmüştüm. Çalışmayı bırakıp dinlenmeye çekildim. 3 ay geçmesine rağmen sistem kendini toparlamıyordu. Bu 12 senelik süreçte çoğu insan gibi tatlılar, hamur işleri, fast food vs. ile besleniyordum. Hatta Nutella kavanozunu çorba kaşığıyla yiyerek tek oturuşta yarıladığım bir dönemde oldu. 3 ay geçipte hiç düzelmeyince....

Ne yapabilirim? diye araştırırken karşıma vitaminler, mineraller ve detoks kavramı çıktı. Elbette o güne kadarda duymuştum ama hiç doğru düzgün ilgilenmemiştim, bedenimi çok ihmal etmiştim. Çünkü "Bilinçaltımı değiştirirsem bedenim zaten düzelir." fikriyle zehirlenmiştim. Oysa 12 senelik deneyimim ( binlerce saat kendi üstümde yaptığım uygulamalar dahil ) bunun doğru olmadığını gösteriyordu, elbette değişimler yaşamıştım ama harcadığım eforu bedenime harcasaydım direk ışığa dönüşürdüm :) Neyse efendim harıl harıl bu konuda kendimi geliştirmek için çalışmaya başlayıp, gereken bilgileri yurtdışından tamamladıktan sonra kendime 7 haftalık bir detoks yaptım ve 12 senenin yorgunluğu üzerimden kalktı... Araştırmaya, öğrenmeye devam ettikçe karşıma Sebze - Meyve suyu beslenmeleri, bir sürü oruç çeşidi ( şifa oruçları ) ve başka bilgiler çıkmaya başladı. Hepsini kendimde ve sevdiklerimde deneyimleyip inanılmaz etkiler elde edince ( annemin tiroid hastalığının geçmesi, 20 kilo vermesi, benim hastalık geçirme seviyemin 2-3 senede bir kez haline evrilip, onun da maksimum 2 gün sürer hale dönüşmesi, doğal ve derin meditatif haller, berrak rüyalar vb. düzinelerce durum gerçekleşince ) yolum çizildi. Geride eksik bir şey bırakmayacak şekilde Beden - Zihin ve Ruh üçlüsünü dengeli, sağlıklı, güçlü bir yapıda buluşturmak için çalışmaya devam ediyorum.

O yüzden belki facebook'ta ki yazılarımı okuyanlar zaten güzel bir durumdan gelip bunları yapabildiğimi düşünselerde aslında tam tersi olduğunu okumanızı istedim. Okuyan bazılarına ilham olabilir, "bu adam bile yapmışsa ben çok daha rahat yaparım" dedirtebilirim belki :) Herkesin aradığı bilgilere ve şifaya kavuşmasını ve gereken emeği, zamanı vererek dönüşmesini dilerim.